MENÜ

Depresyon ve Anksiyete Rahatsızlıklardan Korunma Yolları

1034 defa okunduYorumlanmadı, , kategorisinde, tarihinde yayınlandı

anksiyete ve depresyon korunma yolları

Depresyon ve Anksiyete Rahatsızlıklardan Korunma Yolları

DEPRESYON VE ANKSİYETE RAHATSIZLIKLARINDAN KORUNMA YOLLARI

 

Yoğun iş tempoları, bitmek bilmeyen ihtiyaçlar, maddi ve manevi sıkıntılar, iş sıkıntıları, aile sıkıntıları, karşılıksız sevgi gibi daha birçok neden insanı Anksiyete bozukluğuna ve depresyona bir adım daha yaklaştırmaktadır. Bu rahatsızlıkların hayatımıza yön vermesini engellemek, hayatımızı kontrol altına almasını engellemek bizim elimizdedir. Gelin beraberce bu tür rahatsızlıkların kapımıza dayanmadan önce neler yapabileceğimize bir göz atalım.

.Sorunları Büyütmeyin: Hayatımızın her aşamasında karşımıza sorunlar çıkacaktır. Bu sorunları kafaya takmak depresyon ve Anksiyete bozukluğuna davet çıkarmaktır. Sorunlarınız çevrenizle paylaşın, çözüm yolları arayın. Sorunları sevdiklerinizle, ailenizle paylaşın ki rahatlayasınız. ‘’Dayanamıyorum, çıldıracağım, üstesinden gelemiyorum’’ gibi kelimeler yerine ‘’ elimden geleni yapacağım, bu sorunların üstesinden gelirim, başa çıkarım’’ gibi kendinize moral verecek cümleler kullanın.

.Bakış Açısını Değiştirin: Karşılaştığınız olumsuz olayları dert edip içinize atmayın. Kötü yanını değil iyi tarafını düşünün. ’Buda geçecek, demek ki böylesi hayırlıymış, bana ders olsun’’ gibi cümlelerle konuya bakış açısını değiştirin. Yoksa ‘’Bittim, öldüm, mahvoldum, hayatım karardı’’ gibi cümleler sizi daha da karanlığa çeker ve depresyon ve Anksiyete bozukluğuna doğru ilerlersiniz.

.Nefes Egzersizleri Yapın: Nefes egzersizi yapmayı günlük kendinize alıştırın. Her ne iş yapıyorsanız birkaç dakikalığına bırakın. Doğru nefes dediğimiz, havayı burnunuzdan çekin ağzınızdan verin. Nefesinizi tutup beş saniye kadar öyle kalın verin. Bu egzersizi birkaç dakika yapın. Bu nefes egzersizlerini her gün en az beş dakika yapın.

.Doğayla Barışık Olun: Boş zamanlarınızda ve tatillerinizde kendinizi doğanın kucağına bırakın. Giyin eşofmanları çıkın dışarıya. Dağ gezintileri yapın, orman gezintileri yapın, yaylara çıkın, göl kenarlarına gidin. Doğanın oksijenini bol bol içinize çekin.

.Alkol, Sigara, Uyuşturucu Gibi Zararlı Maddelerden Uzak Durun: Alkol, sigara, uyuşturucu gibi zararlı maddeler içerdikleri maddelerden dolayı kaygı telaşını tetiklerler. Hem daha sağlıklı bir yaşam sürün hem de depresyon ve Anksiyete bozukluğunu tetikleyen bu zararlı maddelerden uzak durun.

.Yaşamınızı Bir Düzene Sokun: Düzenli beslenin. Size zararlı yiyeceklerden uzak durun. Düzenli bir uyku düzeniniz olsun. Mutlaka gece uykusu uyuyun. Çünkü gündüz uykuları gece uykuları gibi insan metabolizmasını düzenlendiği bilimsel bir gerçektir. Yatış saatinizi, televizyon izleme saatinizi, internet kullanma saatinizi gibi birçok sosyal aktivitelerin bile düzenli kullanın.

.Yardım Alın: Yaşamış olduğunuz bir travma sizi derinden etkileyebilir. Bu travmanın daha da sizi etkilememsi için bir uzman doktordan yardım alın. ’Bir şey olmaz, geçer, ben deli miyim’’ diye boş cümlelerle kendinizi avutmayın. Erken teşhis sayesinde ve depresyon ve Anksiyete bozukluğu belirtileri kaybolur. Hastalık daha başlamadan biter.

B Vitamini Alın: Bu depresyon ve Anksiyete bozukluklarının temeli olan serotonin(halk arasında mutluluk hormonu) seviyesinin düşmesine sebebiyet veriyor. Bu yüzden özellikle B6 vitaminlerini tercih edin. Balık, Fındık, Antep Fıstığı, çörek otu, sarımsak gibi B6 vitamin deposu olan yiyecekler tüketin.

Rahatlatıcı İçecekler İçin: İnsan vücudunu rahatlatan melisa, papatya, kantaron, ada çayı gibi içecekleri bol bol tüketin. Kola, alkol, asitli içeceklerden de kesinlikle uzak durun.

Allah’ın insanoğluna vermiş olduğu en güzel nimet sağlıktır. Bize verilen bu nimeti korumak, kendimizi doktoru olmakta bizim elimizdedir. Vücudumuza zarar verecek her türlü eylemden, besinlerden ve düşüncelerden uzak durmak hepimiz için en hayırlı iş olsa gerek. Herkese sağlıklı günler dilerim.

NOT: Bu makale anksiyete.info tarafından bilgi, amaçlı olarak yayınlanmıştır. Bu tür şikâyetleriniz için mutlaka doktorunuza başvurun.

Yorum Yaz